Yazı Detayı
25 Ağustos 2020 - Salı 23:06
 
SEKSENİNDE DÖRDÜNCÜ ÜNİVERSİTE
Aslıhan USLU
aslihanuslu2018@gmail.com
 
 

Merhaba değerli okuyucularım,

 

Geçen gün bir habere denk geldim: Seksen küsur yaşındaki bir adam, dördüncü üniversiteden mezun olmuş! Maşallah!.. Kendi durumum geldi aklıma… Hayallerim…

 

Ben zamanında üniversite sınavına, doğru düzgün bir hazırlık yapamadan girdim. Sınava iki ay mı ne kalmıştı ki çalışmaya başlayabildim! Malum, lise son dersleriyle uğraşıyordum ve hırslı bir öğrenciydim. “Aman, olduğu kadar…” diyemezdim bir türlü!

 

Maddi durumumuzdan dolayı, seçtiğimiz dershane ise kötü bir dershaneydi. Öyle ki her dersin öğretmenleri devamlı değişiyor; her gelen, konuları baştan alıyordu. Bir sürü vakit kaybediyorduk anlayacağınız… Zaten benim dershanem Beşiktaş’ta, evim Kanlıca’da olduğundan devamsızlık yapıyor, akşamüstü etütlerine hemen hemen hiç gidemiyordum.

 

Çok çalışkan bir öğrenci olduğum söylenip kastedilip durmuştur öğrenim hayatım boyunca. Öyle ki o kadar çok ders çalışırdım ki rahmetli babam şikayet ederdi bu durumdan! Annemler bazen çalıştığım odanın ışığını söndürürdü; dersi bırakıp yatmamı isterlerdi; ama gene çalışırdım gizli gizli… (Ama bugün gel[eme]diğim noktaya bakınca diyorum ki tüm emeklerim heba, yıllarca işsiz kaldığım dönemler oldu ve olmakta… Biraz da şans ve nasip meselesi; benim de şansım az bu konularda…)

 

Bir üniversite tutturacağıma hiç ihtimal vermeden girdim sınava. Dolayısıyla pek de sınav stresi yaşamadım. (Ki bu iyi oldu.) Ancak süreyi ayarlayamadım, yalan olmasın sınavın bitmesine yarım saat mi ne kalmıştı ki ben daha soruların ortalarında bir yerdeydim! Sınav bir şekilde bitti.

 

Neyse, tercihlerimizi yaptık. Ailem başka şehirlere gitmemi istemedi, ben de buna cesaret edemedim. Yok Bursa’yı yazsak mı, yok Trakya’da işletme tutuyor, (O zamanlar da kime baksam işletme okuyordu; biraz da bu etkili oldu işletme okumaktan vazgeçmemde. Zira bu alanda bana iş kalmayacağını düşünmüş olmalıyım…) yok sözelde %4’lük dilime girmişim falan derken son anda ilk tercihime Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nü yazmış bulundum. Ne de olsa İstanbul’daydı ve Marmara Üniversitesi’nde okumak da bir onurdu. Danıştığımız kişiler de bu alanda iş bulabileceğimi söylüyorlardı. (Fakat pek de dedikleri gibi olmadı!..)

 

Ve sonuçlar açıklandı, ilk tercihimi kazanmıştım! Böylece girdik bir yola…

 

İngilizce hazırlık sınıfını, girdiğim sınavda yeterli puan alarak atladım. Sınav da dillere destandı! Her sayfayı açışımda neredeyse bir sayfalık metinler karşıma çıkıyordu ve bu metinlerden bazıları “domuzdan insana organ nakli ihtimali” gibi konulardaydı! Ancak 60 alarak geçtim. Yine pek çok sınavda yaşadığım “zamanı berbat kullanma” durumunu yaşamıştım kaldı ki!

 

Üniversitede arşivcilik, kütüphanecilik ve bilgi ve belge yönetimi alanlarında bir eğitim aldık. İstatistik, tarih, Türk dili, çeşitli işletmecilik dersleri, ileri seviye İngilizce, Osmanlı Türkçesi dersleri, iktisat tarihi, restorasyon, hukuk, bilgisayar, kitap yayıncılığı gibi dersler gördük. Burada da hırs yaptım ve bölüm üçüncüsü olarak kep attım.

 

Mezun olduğumda yıl 2007 idi. Uzun yıllar başka bir üniversite okumaya falan cesaret edemedim. Arada bir yüksek lisans fikirleri de geldi geçti kafamdan; ama hayalde kaldı hep. Nihayet 2014’te sınavsız ikinci üniversite olayıyla İstanbul Üniversitesi AUZEF Tarih bölümüne başladım. Ama durumum tam anlamıyla rezaletti! Dersler, sınavlar çok zordu ve yüzlerce, binlerce sayfa tarih bilgisini bir anda aklıma sokmak (çünkü o güne kadarki bilgilerim ya da “ezberlerim” uçup gitmişti hep!..) imkansız kadar güçtü. Bir de bu senelerde çok yoğun şartlar altında çalışıyor; belki iki- üç kişilik iş yapıyordum. Bazı hafta sonları da mesaim oluyordu. Şimdi bir baktım; okulu üçüncü sınıftayken (evlilik dolayısıyla) bırakmıştım ama bütün derslerin üçte birini falan geçmişim! Bu notlarımla ve Çin Tarihi gibi onlarca Çince kelimenin, ismin olduğu bir dersi dahi geçerken Anadolu Tarihi gibi kendi kültürümüze ait derslerden kalmamla okulun yüz karasıydım!

 

2018’de evlendim. Ev hayatı… Şehir değişikliğinden ötürü işimi de bırakışım… Yine işsizliğin pençesine düşüşüm… İstanbul Üniversitesi de öyle yarıda kaldı. Dediğim gibi okul çok zor ve durumum da berbat olduğundan hem biraz hevesim kaçmış; hem de cesaretim kırılmış olmalı.

 

Ve yine geçen sene, bu kez Anadolu Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü’ne kaydoldum. Derslerime çalışıyordum… Derken çok ağır bir rahatsızlık geçirdim, karnımdaki bebeği kaybettim ve iki ay sonra da babam vefat etti. Çalışmalarıma devam edemeyip sınavlara giremedim.

 

Fakat bahar döneminde kendimi toparladım, derslere sarıldım ve Allah’ıma şükür ki bu dönemim iyi geçti.

 

Daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi ilgi alanlarım çok genişledi geçen süreçte… Bazen iş bulurum ümidiyle, bazen de yeni bir hevesle daldan dala savruldum. Oyunculuğa kadar gitti iş!

 

Öte yandan hala hayallerim var. Yaşım otuz beş oldu; ama ben önce bu Yönetim Bilişim Sistemleri’ni bitirmek, sonra gözüm yerse tarih bölümünü noktalamak; hatta yüksek lisans, doktora yapmak gibi düşler peşindeyim. Hayallerimi süsleyen bölümlere ise gazetecilik ve radyo sinema televizyon da eklendi!

 

Ömrüm varsa ben de o adam gibi olacağım sanırım…

 

Görüşmek Ümidiyle…

 
Etiketler: SEKSENİNDE, DÖRDÜNCÜ, ÜNİVERSİTE, ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Anketler
Sizce Gebze Büyükşehirli İl Olmalı Mı?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Fatih Karagümrük
7
0
0
1
2
3
2
Alanyaspor
7
0
0
1
2
3
3
Galatasaray
7
0
0
1
2
3
4
Antalyaspor
7
0
0
1
2
3
5
Hatayspor
7
0
0
1
2
3
6
BB Erzurumspor
6
0
1
0
2
3
7
Göztepe
5
0
0
2
1
3
8
Fenerbahçe
5
0
0
2
1
3
9
Sivasspor
4
0
1
1
1
3
10
Beşiktaş
4
0
1
1
1
3
11
Trabzonspor
4
0
1
1
1
3
12
Konyaspor
4
0
0
1
1
2
13
Kasımpaşa
3
0
2
0
1
3
14
Kayserispor
3
0
2
0
1
3
15
Gaziantep FK
2
0
1
2
0
3
16
Denizlispor
1
0
2
1
0
3
17
Yeni Malatyaspor
1
0
2
1
0
3
18
Çaykur Rizespor
1
0
2
1
0
3
19
Gençlerbirliği
1
0
1
1
0
2
20
MKE Ankaragücü
1
0
1
1
0
2
21
Başakşehir FK
0
0
3
0
0
3
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı