Yazı Detayı
19 Eylül 2021 - Pazar 22:19
 
Daha Adil Bir Dünya Mümkün
Muammer KARAKAYA
 
 

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yazdığı “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Cumhurbaşkanın böylesi bir eser kaleme alması çok ama çok değerli.

Kitabın içinde Mülteci sorunu, Terör sorunu başta olmak üzere uluslararası adaletsizliğin hangi boyutta olduğu detaylı ve ilgi çekici bir dille anlatılıyor.

Bu kitabı her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı mutlaka ama mutlaka okumalı.

Hatta bu kitap dünya dillerine çevrilip yayınlanmalı.

Kitapla ilgili uzun uzadıya bir tahlil yapmayacağım.

Yazımda kitaptan not aldığım yerleri paylaşacağım.

İnanıyorum ki bu kısa paylaşımlar sizin de ilginizi çekecektir.

Bu kitabı özellikle genç kardeşlerimiz dikkatlice okumalıdır.

Şimdi sizi Kitaptan not aldığım bölümlerle baş başa bırakmak istiyorum…

 

KİTAPTAN KISA KISA…

Dünya, ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere’ye mahkûm değildir.

Sadece Beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne adildir.

Merhametini yitirmiş bir dönemde bizler, merhametin temsilcisi, vicdanların sesi olmak durumundayız.

Küresel kamu faydasının giderek unutulduğu ve insanlığın evrensel değerlerinin tek bir medeniyet veya kültüre indirgendiği bir dönemden geçiyoruz.

Özellikle fiili yaptırım gücü olan BM Güvenlik Konseyinin yeniden yapılandırması, daha adil bir temsil yapısına kavuşması için köklü bir değişim talep ediyoruz.

Kimse içinde yaşadığımız dünyanın adil ve sürdürülebilir olduğunu iddia edemez. Bu kadar zulüm ilelebet de sürdürülemez.

Akdeniz’de boğulan sadece mülteciler değil, insanlığımız ve evrensel değerlerimizdir.

Ne BM ne de başka bir uluslararası örgüt uluslararası terörizmin ortak kabul gören bir tanımını yapma konusunda başarılı olabilmiştir.

Ülkeler terörü birbirlerine karşı bir araç olarak kullanıyorlar.

Büyük güçler kendi ulusal çıkarlarını çok ilgilendirmeyen konu başlıklarına yeterince ilgi göstermiyor.

Zayıfı korumak yerine güçlünün sırf sesi daha fazla çıkıyor diye haklı görüldüğü bir sistemin meşru olması mümkün olabilir mi?

Farklılıkları küresel vicdanı yok etmek için değil onu yeniden inşa etmek iç.in bir zenginlik olarak görmemiz gerekir.

Biz ne ticaret duvarlarını görmek istiyoruz ne de ticaretin kurallarına aykırı davranın ülkelerin davranışlarını tasvip ediyoruz. İsteğimiz küresel sömürü düzenini sona erdirerek adil bir ekonomik düzenin tesis edilmesi.

Küçük ekonomileri dikkate almayan, yükselmekte olan ekonomileri de bazı siyasi ve ekonomik yöntemler vasıtasıyla baskılamaya çalışan bir anlayış adil bir ekonomik düzen imkanını ortadan kaldırır.

Adalet, huzur, güven, refah sadece belli ülkelerde yaşayan insanların hakkı değildir. Dünyamızda yaşayan 7, 8 Milyar insanın her biri bu hakka, bu imkanlara sahip olmalıdır.

Demokrasi hak ve özgürlükler; az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler için, o ülkelerin insanları için geçerli değil mi?

Merhametini yitirmiş bir dünya sistemi insanlığın hiçbir derdine derman olamaz.

Bölgemizde yaşanan krizi çözmenin yolu, topyekûn tecrit değildir. Asıl çözüm, bu insanların geldikleri yerlerdeki, kendi ülkelerindeki çatışmaların bir an önce durmasını sağlamaktır.

Bugün dünyanın en önemli sorunu terörün sadece kendisi değildir. Bugün dünyanın en önemli sorunu, terör örgütleri karşısında takınılan iki yüzlü ve samimiyetsiz tutumdur.

Siyasetin dünyada dürüst olmadığını görüyoruz.

Avrupa Bosna’da ölmüş, Suriye’de gömülmüştür.

Ekonomik ve siyasi soruları çözmekte başarısız olan kimi Batılı siyasetçiler, Göçmenleri güvenlik, işsizlik, suç, fakirlik ve diğer sosyal sorunların ana sebebi olarak göstermektedir.

Küresel adaleti sağlaması ve adil bir kurum olması gereken BM hiçbir zaman adil uluslararası kurum haline gelmedi.

Güçlünün “haklı” olduğu dünyada barış olmaz. BM Sistemini daha adil bir hale getirmeliyiz ki gerçekten bir işe yarasın.

Bu düzenin artık sürdürülebilir olmadığını hepimiz görmek zorundayız. Ya bu karamsarlığa teslim olacağız ya da adil ve sürdürülebilir bir düzen kurmak için elimizden geleni yapacağız. Biz teslim olma niyetinde değiliz işte bu yüzden “Dünya Beşten Büyüktür” diyoruz.

Filistin meselesine adil bir çözüm bulmadan, bölgemizde barış ve istikrarın sağlanması mümkün değildir.

Müslüman ülkelerin liderleri dahi “Dünya Beşten Büyüktür” tezini hala kavramış değildir. Çünkü köleleştirme politikalarına onlarda alıştılar.

Bizim her fırsatta “Dünya Beşten Büyüktür” dememişin sebebi, işte bu “Orman Kanunu” düzenine rıza göstermememizdir.

Küresel düzeyde barış, huzur, güven ortamı sağlanmadan ekonomik hedeflere ulaşılabilmesi mümkün değildir.

İnsanlık koşar adım savaşa gidiyor. Bugün çözüm bulunmazsa yarın çok geç olabilir.           

“Dünya Hükümeti” fikrine dayalı bir uygulama ne kimsenin tercih edeceği ne de başarı şansı olan bir uygulamadır. Devletlerden egemenlik haklarını “Dünya Hükümeti’ne” terk etmelerini beklemek bir hayal ürünüdür.

 
Etiketler: Daha, Adil, Bir, Dünya, Mümkün,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Anketler
Sizce Gebze Büyükşehirli İl Olmalı Mı?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
24
20
0
3
7
10
2
Hatayspor
19
18
2
1
6
9
3
Fenerbahçe
19
13
2
1
6
9
4
Beşiktaş
17
18
2
2
5
9
5
Fatih Karagümrük
17
15
2
2
5
9
6
Konyaspor
17
14
1
5
4
10
7
Galatasaray
17
14
2
2
5
9
8
Alanyaspor
17
14
2
2
5
9
9
Altay
15
16
5
0
5
10
10
Adana Demirspor
12
14
3
3
3
9
11
Gaziantep FK
12
12
4
3
3
10
12
Yeni Malatyaspor
12
11
6
0
4
10
13
Kayserispor
11
13
5
2
3
10
14
Sivasspor
10
13
3
4
2
9
15
Başakşehir FK
9
11
6
0
3
9
16
Antalyaspor
9
10
4
3
2
9
17
Giresunspor
9
6
5
3
2
10
18
Göztepe
8
9
6
2
2
10
19
Kasımpaşa
6
10
6
3
1
10
20
Çaykur Rizespor
4
8
8
1
1
10
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı